Özet


SURİYE DEVRİMİNİN BÖLGESEL VE KÜRESEL JEOPOLİTİĞE ETKİLERİ

Amerika’nın hegemon güç olma iddiasını kaybetmekte olduğu, Ortadoğu’da İsrail saldırganlığının arttığı ve başta Birleşmiş Milletler olmak üzere İkinci Dünya savaşının akabinde kurulan sisteme ait kurumların işlevini yitirmeye yüz tutması yeni bir dünya düzeni arayışını beraberinde getirmektedir. Bu bağlamda Ortadoğu’nun yeni ittifaklar ve güç odakları üzerinden yeniden dizaynı kaçınılmaz görünmektedir. Bu dizaynın en önemli yansıması Suriye’dir. Zira Suriye, etnik, dini ve mezhepsel çeşitliliğiyle mikro bir Ortadoğu mesabesindedir. En uzun sınıra sahip komşu ülke olması ve kuzeydoğusunda konuşlanan terör örgütünü kontrol edemeyişinden dolayı Suriye’nin yeniden inşası, Türkiye’nin milli güvenlik meselesi haline gelmiştir. Bu bakımdan Suriye’nin üniter bir ulus-devlet olarak istikrarlı bir karaktere sahip olması Türkiye’yi en az Suriyeliler kadar ilgilendirmektedir. Ne var ki İsrail tam tersine federal, bünyesinde özerk devletçikler barından, parçalanmış ve zayıf bir Suriye istemektedir. Bu bağlamda İsrail’le Türkiye arasında İsrail üzerinden sıcak bir çatışma ihtimali gün geçtikçe artmaktadır. Aralık devrimiyle kurulan yeni Suriye devleti her ne kadar Türkiye’ye müzahir bir kimlik tarafından yönetilse de, bu yeni devlet henüz kurum ve kuruluşlarıyla kâmil manada tesis edilememiştir. Bu makale, Suriye Devriminin bölgesel ve jeopolitik boyutlarını ele alarak devrim sonrası Suriye’nin sosyopolitik karakterini irdelemektedir.



Anahtar Kelimeler

Suriye Devrimi, Yeni Suriye Devleti, İsrail yayılmacılığı, ulus-inşa stratejileri, PKK


Kaynakça