Özet


Suriyeli, Iraklı ve Afgan Sığınmacıların Sosyal Hayatta ve Medyada Ötekileştirilmeleri

Farklı zaman ve mekânlarda yaşanan her göçün kendine özgü yönleri olsa da, göç süreçlerinin paylaştığı ortak deneyimler ve benzer zorluklar bulunmaktadır; göçmenler yalnızca yer değiştirme sürecinin güçlükleriyle değil, yerleştikleri toplumda karşılaştıkları olumsuz tutum ve önyargılarla da mücadele etmektedir. 2011 sonrası Suriye iç savaşı ve Ortadoğu-Asya’daki karışıklıklar Türkiye’ye yönelik uluslararası göçü artırmış, Türkiye dünyada en fazla sığınmacı barındıran ülke hâline gelmiştir. Bu yoğun göç hareketliliği, farklı kültürlerden gelen sığınmacılara yönelik sosyal dışlama, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı ve ötekileştirmeyi güçlendirmiştir. Bu çalışma, 2011’den sonra Türkiye’ye gelen ve Düzce’ye yerleşen Suriyeli, Iraklı ve Afgan sığınmacıları ele almakta; 2021–2022 yıllarında nitel yöntemle yürütülen ve toplam 90 kişiyle yapılan derinlemesine görüşmelere dayanmaktadır. Katılımcıların 39’u geçici veya uluslararası koruma kapsamındaki sığınmacı erkekler, 51’i ise esnaf, sığınmacılarla etkileşim hâlindeki yerel halk ve kurum temsilcileridir. Bulgular, sığınmacıların sosyal yaşamda, gündelik pratiklerde, medyada ve kurumsal alanlarda çeşitli biçimlerde ötekileştirildiğini; bu ötekileştirmenin ise büyük ölçüde güvenlik kaygılarıyla üretilen kriminalleştirici söylemler, olumsuz algılar ve yaygın yanlış bilgilerden kaynaklandığını göstermektedir.



Anahtar Kelimeler

Göç, Sığınmacı, Ötekileştirilme, Sosyal Medya.


Kaynakça